25 Aralık 2008 Perşembe

BEYAZ EV VE SARIŞIN KADIN
Önünde yemyeşil vişne ağaçları,
Yukarıda güneş , parlıyor pırıl pırıl.
Oturmuş beyaz evin bahçesinde,
bir meleğin ışıltısı içinde,
beyazlar giymiş bir sarışın,
parlıyor ışıl ışıl !

Hocalar tanımlıyor cenneti.
Hurmalar altında bir çok huri.
Amelin yerinde ise eğer.
Olursun huriler içinde bir nuri

Bu fikir sarmadı beni.
Dünya renkli bir kainat.
Renkli bir çizgidir hayat.
Ona renk verende insan.
Sevgi en yüce değerdir.
Demişti bir büyük ozan.

Nedir bu doyumsuzluk nedir.
Boyan var,fırçan var.
Cennetini yap içine gir.
Mutlu olmak ne kolaymış meğer
Sevmesini biliyorsan eğer.
Hayat yaşamaya değer.

Almıyorsan erguvan çiçeklerinin
mor kokusunu.
Duymuyorsan güneşe karşı fışkıran
çimenlerin fısıltısını,
ve rüzgarın dallardaki şarkısını.
Ve görmüyorsan ki !
Hem yüreğinle,hem gözlerinle
Beyaz evin bahçesindeki
beyazlı kadının
sımsıcak bakışını.


Yaşarken anlamazsan hayatın kıymetini.
Boyanda olsa,fırçanda olsa,
hatta tuvalin de olsa,
hiçbir zaman yapamazsın cennetini.

Ömrümüz kuş gibi uçup giderken,
kendi cennetimdeki,
beyazlı kadına bakıyorum.
Günün birinde
beni sevmekten vazgeçer diye
çok korkuyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder