17 Aralık 2008 Çarşamba

DOLMAKALEM SAVAŞLARI – II

Dolmakalem savaşları başlıklı yazımda uluslararası güç ve sömürü odaklarından ve onlara hizmet eden kiralık kalemlerden söz etmiştik. Cengiz Özakıncı’nın ilginç tespitleri var bu kitapta. Doğruluk oranını okuyucunun takdirine bırakarak yazarın görüşlerinin bir kısmını sizlere yansıtmaya çalışacağım.

“Uğur Mumcu.....Öldürülmeden on yedi gün önce , Cumhuriyetteki köşesinde , İsrail’in Ortadoğu’da bir Kürt devleti kurulması için daha 1968-1969’larda eyleme geçtiğini , özellikle Barzani aşiretine para , silah ve çeşitli destekler sağladığını kaynak göstererek yazdı. “Diyor Özakıncı ve devamla:

“Mumcu o yazısında ; Bu güne dek nasılda görmemişiz , söyleseler inanmazdık , ama kanıtlandı artık , diyerek anlatıyor Barzani-İsrail ilişkisini. Yaşasaydı , Orta doğuda Kürt devleti kurma çabalarının hiç de öyle “ ‘ezilmişlerin insan hakları istemi’ nde kaynaklanmadığını , tersine Ortadoğu’da Amerika ve kimi Avrupa devletleri tarafından desteklenen İsrail egemenliği için bir adım olduğunu gösterecekti” yazar kitabında.

“Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?. Yoksa CIA ve MOSSAD , anti- emperyalist savaş yapıyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?.

Yazarın diğer bir görüşü kendi ifadesi ile şöyle;
“O günlerde Amerika’nın alışveriş yapılmasını yasakladığı İran ile Türkiye arasında 25 milyar dolarlık bir doğal gaz anlaşması imzalanmak üzere idi , Amerika’nın yasağını dinlemeyen Türkiye İran’la alışveriş yapmak üzere ilk adımını atmıştı. Türk-İran ilişkilerinde bir iyileşme vardı. Uğur Mumcu öldürüldüğü gün İran heyeti anlaşmayı imzalamak üzere Türkiye’de bulunuyordu. Uğur Mumcu öldürülüp insanlar İran’ı katil olarak gösterince , bu anlaşma imzalanmadı. Amerika ambargosu altında inleyen bir İran tam Türkiye ile 25 milyar dolarlık bir anlaşma imzalayacağı günde , böyle bir cinayet işler mi?.”

Amerika ve İsrail’in Türkiye’de bölücülük ve gericiliği desteklediğini söyleyen Özakıncı iddiasını şu sözlerle kanıtlamaya çalışıyor.

“İsrail Dışişleri Bakanı Şamir , 1983’de Brüksel’de ; ‘Kürdistan’ı işgal altında tutan devletler , Kürt halkının bağımsızlığını engelliyor’ demişti. Tarihe bakın 1983 ! PKK’nın Şemdilli-Eruh baskınından bir yıl önce. Yıllar sonra 1991’de , yine bir İsrail Dışişleri Bakanı David Levy , ABD’nin Kürtlere yiyecek yerine , silah yardımı yapmasını söylemişti”.

Yazara göre Amerika ve İsrail , Ortadoğu’da PKK yada Talabani değil , Barzani yönetiminde bir büyük Kürdistan kurulmasını kendi çıkarlarına uygun görüyor. Barzani aşireti ile Yahudiler arasında kan bağı kurmaya çalışıldığından bahsediyor. Öcalan’ın yakalanarak Türkiye’ye teslim edilmesinde İsrail’in çok büyük payı olmuş. Öcalan geçtiğimiz Ocak ayında Özgür Gündem’de “Bu işin içinde MOSSAD’da var , benim ölmem gerekiyordu , bu işin üzerinde düşünülmesi gerekiyor” dedi. Yazara göre ABD ve İsrail , Öcalan’ı saf dışı edip başsız kalacak PKK’lılara Barzani’nin askerlerine dönüştürmek istiyor. ABD ve İsrail , Barzani’yi güçlendirmek için Öcalan’ı kızağa çekmiş bulunuyor.

Özakıncı’nın tespitlerini ilginç bulduğum için sizlere yansıtmaya çalıştım. 2.Irak savaşından sonra ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye karşı aldıkları tavır , emperyalistlerin dünyayı sömürgeye dönüştürmek için yüzlerce yıldır yaptıkları planın adım adım uygulandığını gösterdi. Kiralık kalemlerin emperyalistlerin amaçlarına ulaşmak için işledikleri insanlık suçlarını nasıl demokrasi ve insan hakları kalıbına uydurduklarını yaşayarak gördük.

Sözünü ettiğimiz formüllerle Kıbrıs’ı ilhak eden AB Türkiye’yi AB kapısında süründürürken Kuzey Irak’a asker gönderilmesine şiddetle karşı çıktı. Türkiye’yi AB’ye almak isteyen Avrupa neden Kıbrıs’ta bu kadar ısrarcı olsun?. Yada neden Türkiye’nin Kuzey Irak’taki varlığından şikayetçi olsun?. Türkiye’nin Kuzey Irak’ta var olması , yarın AB ülkesi olacak bir ülkenin Ortadoğu’da söz sahibi olması demek değil mi?.

Türk halkının bağımsızlığı ve mutluluğunu hedefleyen anti-emperyalist Kemalist Düşünceyi hedef alan AB ülkeleri son günlerde eleştirilerini Atatürk’e yönelttiler. Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan şeriatçı ve bölücü kesim emperyalistlerin oyununa gelerek ülkemizi ve ulusumuzu büsbütün savunmasız bırakmak istiyor.

Türkiye gemisinde yolculuk eden sağcı , solcu ,İslamcı tüm yurtseverlere sesleniyorum. Cumhuriyetin temel değerlerine sahip çıkarak bağımsızlığımızı hep birlikte koruyalım. Bu gemi batarsa pek kurtulan olmaz.

Türkiye’yi ABD’nin yada AB’nin eyaleti yapmak isteyen mandacılar , yüzyıllardır sömürgecilerin sömürgelerin kanını emip , halkları yoksulluk ve cehalet içinde süründürdüklerini görmüyorlar mı?.

Basın ve televizyon aracılığı ile gerçekleri bizden kaçırarak beyin yıkayan entelektüel fahişelere yada manevi mikroplara kanmayalım.

Gazi Mustafa Kemal’in koyduğu ilk slogan
“Ya İstiklal , Ya Ölüm!” dü.

1 yorum: