Her yıl nisan ayında Ermeni diasporası soykırım iddialarını ABD kongresinde geçirme çabası içine giriyor.Seçim kampanyası sırasında ABD deki Ermeni oylarına talip olan Obama’da seçilirse “ Ermeni soykırımı “ nı kabul etmek için çaba göstereceğini söylemişti.
Türkiye’de de bir grup aydın bir metin hazırlayarak “ bireysel özür dileme “kampanyası başlattılar.İmzaya açılan metin şöyle :
“ 1915 de Osmanlı Ermelileri’nin maruz kaldığı büyük felakete duyarsız kalınması bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor.Bu adaletsizliği reddediyor , kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.”
Amerikalı tarihçi Justin Mc Cartiy “ sizi baskı altında tutarlar,’Özür dileyin kapansın bu yara ‘ diyeceklerdir.Sakın oyuna gelmeyin.Rahatınız için bencillik ederseniz atalarımıza iftira etmiş olursunuz.Çünkü onlar böyle bir suç işlemediler.”Diyor.
Amerikalı profesör bu sözleri ederken bizim aydınlarımız acaba hangi saik ve baskı ile bu metni hazırladılar.
Bildiriye imza koyan aydınlar , bildiriyi Hrant Dink cinayetinin de etkisiyle vicdanlarını rahatlatmak için , insani amaçlarla , 1915 de meydana gelen olaylardan duydukları üzüntüyü belli etmek için imzaladıklarını söylüyorlar.
Halbuki emekli büyük elçi Şükrü Elekdağ ise bildiride yer alan” büyük felaket “ teriminin Ermeni diasporası tarafından soykırım anlamında kullanıldığını ; dolayısı ile bildiriye imza koyanların Türklerin Ermenilere soykırım uyguladığını kabul ettiklerini belirtiyor.
Yine bildiride yer alan” inkar “ kelimesinin de soykırım iddiasını inkar eden Türkiye’nin , Ermeni diasporasının iddialarını kabul etmesi gerektiğini belirtiyor.Bu şekilde de dünya kamu oyunda Türkiye’nin elini zayıflatıyorlar.Bu bildiri siyasi amaçlarla bütün dünyada Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için Ermeni diasporasının ve onu kullanan ülkelerin elini güçlendirecektir.
Bildiriye imza koyan aydınların büyük bir bölümü insani amaçlarla bu bildiriye katıldılar.Ermenilere uygulanan “ zorunlu göç “ sırasında yaşanan insanlık dramı hepimizin vicdanını rahatsız ediyor.Ancak onlar resmin tamamına bakmıyorlar.1915 de Osmanlı Çanakkale’de , Sarıkamış’ta , Afrika’da, Ortadoğu’da ve Anadolu’da Birinci Dünya savaşı sırasında yüz binlerce vatan evladını kaybetti.Ermeni tehciri soykırım değil, olsa olsa ölüm kalım mücadelesi veren bir imparatorluğun meşru müdafaasıdır.
2006 yılında Romanya’nın Köstence kentinde düzenlenen “Avrupa’da Türk İzleri “ konulu bir sempozyuma katıldım.Bu sempozyum da konuşan çok değerli konuşmacılar Romanya ve Bulgaristan’ın “ Dobruca “ bölgesinin ve Trakya’nın birçok bölümünün nüfusunun yarıdan fazlasının yüz yıllardır Türk olduğunu söylediler hatta bundan yüz yıl önce Selanik’in bir Türk şehri olduğunu belirttiler.Savaş koşulları içinde Türklere de soykırım , etnik temizlik ve asimilasyon uygulanmıştır.Orada ki Türkler son kalan bağımsız Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti topraklarına göçe zorlandılar. Bugün Yunanistan da yaşayan Türkler , bir AB ülkesinde kendi müftülerini bile seçemiyorlar.
Osmanlı tebaası olan Ermeniler yüz yıllardır bu topraklarda barış içinde yaşadılar.En yüksek mevkilere geldiler ve ticareti ellerinde tuttular.Ama Birinci Dünya savaşı sırasında Rus ordularına katılarak Osmanlı’yı arkadan vurdular ve 1915 olaylarına zemin hazırladılar.
Bildiriye imza koyanlar” büyük felaket” tabirini kullanarak Türklerin 1915 de Ermenilere karşı soykırım suçu işlediğini kabul etmiş oluyorlar.Halbuki soykırım suçu 1940 dan sonra ilk defa Amerikalı hukukçu Raphael Lepkin tarafından önerilmiş ve Nürmberk’de Nazilerin yargılanmaları sırasında kullanılmıştır.
9 Aralık 1948 de BM toplantısında imzaya açılmıştır burada soykırım aşağıdaki gibi tanımlanmıştır.
“ Ulusal , Irksal , Etnik yada dini bir gurubu , bu niteliği yüzünden kısmen veya tamamen yok etmek amacı ile işlenen…” suçlar olarak belirtilmiştir.
Yani Ermenilere karşı önceden hazırlanmış bir yok etme planı yoktur.Yalnız ayaklanma bölgelerindeki Ermeniler sürgüne gönderilmiş , İstanbul ve İzmir’deki Ermenilere dokunulmamıştır.
Ermeni diasporası bütün dünyada çok iyi çalışarak Avrupa Parlamentosunda, birçok Avrupa ülkesinin parlamentolarında soykırım iddialarını kabul ettirmişlerdir.
Rusya’daki Ermeniler bu iddiaları sonucunda Türkiye den tazminat ve toprak istediklerini , orada yayınlanan bir gazeteye verdikleri ilanla açıkladılar.
Ermeni soykırımı iddiaları hukuki dayanaktan yoksun , siyasal iddialardır. Türkiye aleyhine alınan kararlarda siyasal kararlardır.ABD ve Avrupa Ülkeleri tarihi kaç yıl geriye götürerek yargılayacaklardır.Kendilerinin yüz yıllarca Kuzey ve Güney Amerika’da, Asya da ve Avrupa da işledikleri insanlık suçlarına ne isim vereceklerdir.Hatta bugün bile dünyanı birçok yerinde , Ortadoğu’da ve Afganistan’da insanlık suçları işlenmektedir.Durum böyle iken bir kısım Türk aydınının büyük resme bakmadan bildiriyi imzalamaları büyük bir yanılgıdır.Amacı dışına çıkarılarak Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak için kullanılacaktır.
19 Aralık 2008 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder